22 Ekim 2013 Salı


HİNT SANATI


HİNT SANATI olağanüstü çeşitliliği ile zen­gin ve köklü bir sanattır. Değişik dinler ve bunlara dayanan kültürler Hint sanatını zen­ginleştirir. Sanat Hindistan'da başlangıcından bu yana dinin yayılmasına hizmet etmiştir. Bu dinlerin başında Budacılık, Hindu ve Brah­man dinleri ile Caynacılık gelir. Bu dinlere bağlı sanatçılar kutsal saydıkları ve tanrı katına yüceltilen din önderleri için inanılmaz güzellikte resim, heykel ve tapınaklar yap­mıştır.
En eski dinlerden biri olan Budacılık'tan esinlenerek yapılmış olan tapınaklar ya da manastırlar ve Buda heykelleri Hint sanatının en görkemli örneklerindendir. Bu yapıtların yoğunlukla bulunduğu kentler Allahabat, Delhi, Ajanta, Nasik, Ellora, Karli ve Bom­bay'dır. BudacılıkTa ilgili tapınak ya da ma­nastırların çoğu kayalara oyularak yapılmış­tır. Bu yapıların kapıları ve iç bölümleri, baştan başa oyma ve işlemelerle süslenmiştir.


En görülmeye değer olanları Maharaştra eya­letinde, Evrengabad yakınlarındaki Ajanta ve Ellora mağaraları ile Bombay'ın batı kıyısına yakın Elephanta Adası'ndakilerdir. Ajanta mağaralarının tarihi İÖ 200 yılına kadar gider. Rahiplerin toplantı ve yaşama yeri olarak düşünülmüş olan bu mağaraların du­varları Buda'nın yaşamından esinlenen ka­bartma ve resimlerle bezelidir (bak. Buda ve budacılık). Ellora'da bulunan görkemli ma­ğara tapınak ise Hint tanrısı Şiva'ya adanmış­tır. İS 8. yüzyılda insan eliyle yapılmış olan bu mağaranın sunakları ve geniş toplantı odaları bulunmaktadır.İS 5. yüzyıldan 18. yüzyıla kadar Hindis­tan'da güçlü bir etki yaratmış olan Brahman dininin tapınakları da Hint sanatının başlıca yapıtlarındandır. Brahman tapınakları Buda-cılık'ın etkisindeki mimarlıktan farklı olarak kayalara değil düz bir zemin üzerine yapılmış­tır. Bu yapıların bir özelliği de çok yüksek ve duvarlarının olağanüstü kalın oluşudur. Yapı­ları depremden korumak amacıyla alınan bu önlem etkili olmuş ve yapılar yüzyıllarca sağlam kalabilmiştir. Tapınakların içi Brah­man dininin insanüstü nitelikler verilmiş ön­derlerinin heykelleriyle süslüdür. Brahman tapınaklarının en görkemlileri Bhubanesvar, Kaarak ve Makesvara tapınaklarıdır.

Hint sanatı üzerinde sırasıyla İran, İslam, Yunan ve Türk sanatının çok önemli etkileri olmuştur. Özellikle rhimarhk alanında görü­len bu etki, birçok kültürün bileşimi ile yeni ve ilginç yapıların ortaya çıkmasını sağlamış­tır. Türkler'den önce Araplar tarafından işgal edilen Hindistan'da 12. yüzyıldan sonra yay­gınlık kazanan İslam sanatının örnekleri Del­hi, Pencap, Bengal, Gucerat, Dekkan, Kan-pur, Malva, Agra ye Keşmir kentlerinde yoğunlukla bulunur. Hint mimarlığının İslam sanatıyla etkileşimi, çini ve resimlerle süslen­miş görkemli camiler ve türbelerde görülür. 
Hindistan el sanatlarıyla da ünlüdür. Süs takıları çok yaygındır. Kuyumcular altın, gü­müş ve bakır üzerine çok zarif mine işi nakışlar yaparlar. Bunların en güzelleri Racastan eyaletinde, Caypur'dan gelir. Varanasi'nin altın ve gümüş ipliklerle dokunmuş ipek kumaşları paha biçilmez değerdedir. Dört kenarında da zevkli desenlerin yer aldığı bu kumaşlardan sari yapılır. Varanasi'nin batı­sında, Mirzapur'da ve Delhi'nin güneyinde Agra'da halı dokunur. Hindistan'ın güneyin­de Masulipatam ve çevresinde şintz denilen basma desenli rengârenk yatak örtüleri ve çeşitli kumaşlar yapılır. Hintliler tahta, fildişi ve taş oymacılığında çok ustadır. Bugün de sürmekte olan bu zanaatlar, fabrika ürünle­riyle rekabet etmektedir.








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder